İki film bir arada....

31/8/2009

 Üniversite diplomasını almama az bi zaman kala artık zaman yavaşlamış gibi geliyor. Arkadaşımın evinde internetin tadını çıkarıyorum. Olabildiğince film izlemek çok hoş. Şimdi iki türk filmi ilgimi çekiyor;
         Biri gönderilmemiş mektuplar; film çok yavaş ilerlesede hikaye çok iyi. Ayrıca Amasra ya da o filmle aşık oldum.İlk zamankar haritadan Amasra diye Amasya ya bakıyordum.Amasya deniz kıyısında mıydı ya???? Sanırım kısa süreli bir salaklık sonunda  Bartın a hayran kalmıştım ve oraya gitmek istiyordum. Ama bildiğim iyi bir şey varsa o da tek başına bir yere gitmek tamamen aptallıktır.Nerden mi biliyorum ???? Sormayın :)) Oraya gitmek yanlız olduğunu bilip 20 dk. içinde geldiğin otobüsle dönmek.... Ama sorun değil. Çok fazla bu tür şeyler yaşayınca insan alışıyor......
     
          Bunlardan bir diğeri de "Hoşçakal Güzin" ; film alışık olduğumuz kül kedisi ve onun sihirli annesinin günümüz versiyonu gibi...Tabi daha gerçekçisi..Ama bu  filmin bir sahnesi beni farklı yerlere götürdü.İlk olarak çocuğu süsleyip kaporta cila yaptıktan sonra kızın çalıştığı cafeye birlikte gidip Güzin in onu masalarına davet etmesi ile başlıyor sahne. Güzin  Serkan ı (Baş roldeki eleman ) Bahar a (Asıl kız) tanıtması ve aralarını hızlıca yapmasıyla devam ediyor.. İşte etkilendiğim yeri ise serkanın yerine kendimi koymamla başlıyor. İlk olarak oturduğum koltuğa sığamadım. En son koltuk g.tümle birlikte kalkıyor ve kız "YUH!!!!!" diyerek yanımdan gidiyor. Bir diğeri ise tam konuşmaya başlayacakken seslice geğiriyorum o da "Ohha ama ya!!!" diyerek yanımdan gidiyor. Bir başkasında da sadece gülümsüyorum o ise konuşmuyor.Sadece çekip gidiyor.Bunlar sadece ben ve kızın olduğu sahneler.... Ya güzin yerine aileden bir kaç kişiyi koysam....Benim teyzelerimden biri; ilk göz ucuyla kızı süzüp yüzünü buruşturup beğenmez ; "Kızım sen kimlerdensin??" diye söze başlayan bir sohbet ve kız kaçacak yer arar.Ya oraya amcamı koysam.... Bana döner ve "Memesi avcum kadar!! Ne yapacan la bunu????" ve kız olduğu yerde taş kesilir; hatta güvercinler gelip üstüne s.çar. Ama bunlar iyileri; ya dedemle birlikte gitsem...İlk cafeye girmeden sokaktaki direğe işer.İçerde ise bana " Bora ne yapacan la bunu kedi manığı gibi bişi la bu!! Üstüne çıksan ölür lan bu.Sana daha etli butlu bişi bakalım ha!!" orada taş kesilmeyi bıraktım, güvercinler havada infılak ediyorlar.........
       

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Gene içtiiiimmmmm......!!!???

29/7/2009

Ruhumda dans eden çıplak kız.
Artık arzularım köreldi ellerinde
Bana nefret edecek birkaç şey bıraktın ama
Sadece yeşil gözlerin kaldı aklımda

Fırtına yaklaşırken
Neyi beklediğimi bilmeden bekliyorum durakta
Yanlızlık zihnime seni anlatıyor acımasızca
Ama ben gülüyorum gözlerimden yaş aksada.......
:))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Dedemin kafasının içi........

26/7/2009

     Dedemin olaylara karşı tepkisi ve duruşu beni hep şaşıtırdı.Örneğin bir kınayı dedemgilin avlusunda yapmaya çalışmışlardı.Tabiki dedemde oradaydı.Işığı söndürüp ellerinde kınaların üzerindeki mumlarla bayanların yürümesi çoğu kişinin aşina olduğu ve normal karşıladığı birşey olsada bizim kazım aynı tepkiyi veremezdi.Çünkü doğasına aykırıydı.Işıklar söner sönmez. Arkalardan bir bağıma geldi:


- " A...na koyduğumun çocukları açın ışığı bi s.kim göremiom!!!!!"
Işığın açılması bir süre gecikince
- " Piç kuruları kime diom ben!!!!"
 İşin en ilgin yanı ise ortamdaki herkes akrabamızdı.

        Başka bir ilginç tutumsa; Ankara ya tanıdığımız bir doktorun yanına gidip kalbinden muayene olmak istediğinde idi.Otobüs yolculuğu bu yaştakiler için zor olacağı düşüncesi ile amcamlar onu uçakla göndermeye karar verdiler.Uçağın kalkmasına kısa bir süre kala dedem halamı yanına çağırdı.

-" Kızım bana yolluk hazırla...."
 Halam dahil bütün aile öylece kaldık. Sonunda cesreti olan biri;

- " Ne yolluğu baba acıkırsan uçakta servis var olmadı yiyip gidersin,o da olmadı inince yersin"Desede sonuç değişmedi. Adana - Ankara uçağına ( tahmini yolculuk süresi 20-30 dk. ) yollukla bindi. Geri döndüğünde ise vakit olmadığı için yiyemediğini söyledi.....

        Ama muayene pekte iyi sonuçlanmadı.Dedemin kalbinden ameliyat olması gerektiği teşisi çıktı.Ameliyat başarılı geçti.Birkaç ayda ayağa kalktı. Ama bu seferde başka problemler gün yüzüne çıktı.Dedem garip sesler duyduğunu söylüyordu. Yakın zamanlarda da şu manyetik zımbırtılarla rahatlama olayı moda olmuştu ( Doktor levinin manyetik diz bandı  falan ). Bunu gören dedem kafasında bir buçuk hafta mıknatısla dolaştı.Gözle görülür faydası olduğu da söylenemezdi.Zira dedem ne zaman babamı görse,yakalasa yada bize gelse ;

-"Bir taraftan güp güp güp diğer taraftan hışşşş hışşş hışşşş ediyor"diyordu.
Babam bir süre sonra dayanamadı;
-"Bir taraftan güp bir taraftan hışşşş tren mi girdi la bunun kafasına????"

       Daha sonra işin aslının farklı olduğunu ortaya çıktı.Zira dedemin beyin zarı su toplamıştı.Sonuç olarak gene ameliyat oldu. Ama bu seferki ameliyatta dedemin kafa tasından bir parça alındığı için ortalama bir zeytin büyüklüğünde göçük olarak tabir edebileceğim bir iz bıraktı. Kuzenim kazım ne zaman bu göçüğü görse;
-" Gardaş bak dedemizin kafasına meteor çarpmış "Derdi.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Kabir Öyküleri...........

1/7/2009

Aslında anlatmaya uygun bir konu mu bilmiyorum.Ama kulağıma çalınan bir kaç ilginç hikaye oldu.işte bunlardan 3 ü;

  1. hikaye ( Gerçektir ):
   İki sarhoş iddaya girer.Eğer biri mezarlıkta sabaha kadar korkmadan içebilirse diğeri ona yüklü miktarda para verecektir. Fakir sarhoşumuz bunu kabul eder.Ama mezardan da korkar.Hava soğuk olduğu için pardesusunuve her ihtimale karşı yanına bir bıçak alır. Mezarlığın yolunu tutar.Oraya vardığında bıçağı yanına bir yere saplar ve içmeye başlar. Bir ara ayağa kalkmaya çalışır ama onun bir şeyin bırakmadığını daha kötüsü o gitmeye çalıştıkça onu çektiğini hisseder. Sabaha polisler mezarlıktaki cesedini bulunur.... Meğer yanına diye sapladığı bıçağı pardesusuna saplar.Gecede hiçbir şey göremediği içinde paniğe kapılır ve kalp krizi geçirir......

   2. hikaye ( Bana gerçekçi gelmedi )
    5 arkadaş mezarlıkta içmeye karar verirler.Sabaha kadar içen gençler bir ara sızar. İçlerinden biri yakından gelen çekiç sesine uyanır. Yaşlı amcam bir elinde keski bir elinde çekiç habire mezar taşının birine vurur.Genç dayanamaz ;"Emmi ne yapıyorsun ya!!!" amcadan gelen cevap ölümcüldür;"Piçler ismimi yanlış yazmış yiğenim onu düzeltiyorum"..........

   3. hikaye ( Benim aileden )
 Cabbar gece rüyasında dedemi görür.Dedem ona; "Cabbar susadım bana bir bardak su getir oğlum"der ve ardından sorar "Niye beni görmeye gelmiyorsunuz?"... Cabbar kan ter içinde uyanır.Kazım'ı ( Dedemin adını taşıyan ve ona hareketleri en çok benzeyen torunu ) arar. İki kafadar 10 metre bahçe hortumu ile gece mezarlığa gider. Hortumun bir ucunu çeşmeye bağlarlar. Suyun geldiğini gördüklerinde diğer ucu da mezara saplarlar:)))  Cabbar sorar;" Gardaş boğulmasın?" Kazım'ın cevabı akıllara zarar;"Korkma bi skim olmaz"................
 

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Gerçek olamayacak kadar güzel

28/6/2009

Gerçekten şimdiki zaman hakkında yazmaktan hoşlanmıyorum. Ama çok ilginç bir şey başıma geldi.Nehrin kenarında oturmuş beklerken liseden bu yana sevdiğim ve aşık olduğum kız  yanıma oturdu. Beni hemen tanıdı. İçimden hiç değişmemiş diye geçirirken o bana ; "Hiç değişmemişsin" dedi ve o anda ayaklarımın yerden kesildiğini hissettim.Yeşil gözlerinin içine baktığımda sadece gülümseyebildiğimi hatırlıyorum. O da bana gülümsedi ve benden hep hoşlandığını söyledi. Kendime gelmek için ayağa kalktım etrafıma bakındım. O sırada bütün lise arkadaşlarımın bize doğru ilerlediğini gördüm.Gözlerimi kapayıp "Bu gün benim günüm!!!" diye bağırdım. Gözlerimi açtığımda yataktaydım. Güzel bir rüya için sevinmem gerekirdi.Ama hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini bilmek beni kahrediyordu.Bende hayallerimi bırakıp gerçeğe döndüm...................

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
« Önceki -

Şişman Çocuğun Günlüğü

Yaşadıklarım

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım

Designed by In Obscuro